Plastikler günlük yaşamımızda ve hepimizin etrafında oldukça önemli miktarlarda yer almaktadır. Evlerimizde, arabalarımızda, ofislerimizde, oyun alanlarımızda…

Ve bu plastikler gıda poşeti, şişe ürünleri, mutfak eşyaları ve ambalaj malzemeleri ile de ile de mutfağımızda da oldukça yer almaktadır.

Ancak plastikler gezegenimiz için önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Dünyada her yıl üretilen 300 milyon ton plastik atıktan yaklaşık 10 milyon tonu, okyanuslara ve denizlere karışmaktadır.

Denizde tamamen parçalanmayan ve biyolojik olarak bozunur olmayan plastik atıklar daha çok küçük parçalara ayrılarak balıklar, kaplumbağalar, yunus balıkları ve diğer deniz canlıları için yem haline gelmektedir.  Denize bu yolla bulaşan toksit kimyasallar deniz ekosistemini de olumsuz etkilemektedir. Plastik ürünlerin neredeyse tümünde bulunan Bisphenol A ve BPA gibi zehirli kimyasallar balıkların üreme sistemlerine etki ederek endokrin üretimini engelliyor ve üremelerine engel oluyor. Yapılan araştırmalar 700 deniz türünün plastiklerin oluşturduğu deniz kirliliği sebebi ile yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını göstermektedir.

Bir plastiğin denizde yok olması 20 ila 2.000 yıl arasında bir sürede gerçekleşmektedir. Ayrıca zaman içinde deniz tabanına çöken bu tür atıklar deniz dibi kirliliğin artmasına da sebebiyet vermektedir. Deniz tabanına çöken plastikler güneş ışığı, oksijen eksikliği ve su hareketliliğinin engellenmesi ile yok olma süreleri uzayabiliyor.

Bizler de plastiği azaltmak alacağımız bir takım önlemlerle denizlerimizin gelecek nesillere temiz kalmasını sağlayabiliriz.

  • Su içmek için tekrar kullanılabilir şişeyi tercih etmek
  • Piknik ve plajlarda plastik kamışlar kullanmamak
  • Alışverişte naylon ve plastik poşet yerine bez çanta kullanmak
  • Plastik mutfak eşyaları kullanmaktan kaçınmak
  • Ambalaj atıklarını ayrı biriktirerek teslim etmek

“Denizlerimize iyi gelecek”