İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı Asya ile Avrupa kıtalarını birbirinden ayıran tek su yolu olma özelliğine sahiptir.

Bu nedenle Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’ndan yıl içinde on binlerce gemi veya tanker uğraklı yada uğraksız biçimde geçiş yapmakta, bununla birlikte yolcu vapurları, balıkçı tekneleri, özel yatlar, vb. gibi deniz araçları da bu su yolundaki trafiğe etki etmektedir.

Deniz araçlarının seyrü seferleri esnasında oluşan çeşitli atıklar mevcuttur: sintine, slop, slaç, kirli balast, evsel atıksu, çöp gibi.

Gemilerde oluşan bu atıklardan sebep, denizlerin kirletilmesini denetlemek amacı ile ülkemizde çeşitli mevzuat hükümleri uygulamaya alınmıştır (Detay için Gemilerden Atık Alımı başlığımızı incelemenizi öneririz).

O dönemdeki ismiyle Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 06/06/20111 tarihli 2011/9 Yetki Devri Genelgesi ile gemi kaynaklı deniz kirliliği denetim yetkileri;

  • İstanbul, Kocaeli, Mersin, Antalya Büyükşehir Belediyelerine
  • Liman Başkanlıklarına
  • Sahil Güvenlik Komutanlığına

devredilmiştir.

Belirtilen yetki alanı kıyıdan yaklaşık 5 mil açığa kadar olan alanı kapsar.

DENİZ DENETİMİ NASIL YAPILIYOR?

Deniz Araçlarından Kaynaklanan Deniz Kirliliğinin Önlenmesi İçin;

  • İBB Deniz Yetki Alanında
  • İkişer denetçinin
  • Vardiyalı olarak görev yaptığı
  • 2 denetim ekibi tarafından
  • 2 tanesi yedek, 4 tekne ile
  • Resmi tatiller dahil 24 saat boyunca
  • Helikopter ile farklı günlerde havadan

denetimler yapılarak, ihlal durumunda işlem uygulanmaktadır.

Denetim ve ceza-i müeyyide uygulanması halindeki süreç aşağıda görülmektedir.

Deniz Denetim Teknesi

Deniz Denetim Teknesi

Helikopter Denetimi

Helikopter Denetimi

Görsel Tespit

Görsel Tespit

Numune Alınması

Numune Alınması

Analiz

Analiz

Denetimler neticesinde tespit edilen kirlilik türüne bağlı olarak uygulanan ceza-i yaptırım tutarlarını buradan görebilirsiniz.